Yenigün – 10.08.2019

  • Yazının Tarihi: 10 Ağustos 2019
  • Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Bostancı: İftira atarak tribünlere oynamasınlar

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, bazı bürokratların servis konusunda bilgileri olmadığı halde kendilerine karar verdilerini ifade ederek, “Birkaç tane bürokratın bir araya gelerek uygulanması mümkün olmayan bu çalışmaları yanlış anlatması tribüne oynamaktan başka bir şey değildir” dedi

bostanci-iftira-atarak-tribunlere-oynamasinlar-6570-d4cc33

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, Ahmet Özsoy ile gündem Özel programının konuğu oldu. Servisçilerin sıkıntılarına değinen Bostancı, servislere kamera ve sensor takılması ve korsan taşımacılıkla ilgili açıklamalarda bulundu.

-bf26d204

“YÖNETMELİK YENİLENMELİ”
Servisçilerin uymak zorunda olduğu yönetmelikte birçok eksik olduğunu söyleyen Bostancı, “En son toplantı 16 Nisan’da İstanbul’da TOBB başkanlığında Eğitim Şurası toplandı ve buraya katılan tek oda başkanı bendim. Bu yönetmeliği çıktığı ilk günden beri hep anlattım ve anlatmaya da devam edeceğim. Milli Eğitim Bakanımıza da arz ettim ve Bakanımızda acele bir yönetmelik olduğunu söyledi. Bu yönetmeliğin revize edilecek bir yanı yok. Bütün STK’ların da katılacağı bir ortamda bu yönetmeliğin sıfırdan yapılması gerekir” dedi. Alperen Sakin’in ölümünde ihmaller zinciri olduğunu söyleyen Bostancı, “O zamanlar ihmaller var dendi, bende ihmaller zinciri var diye sürekli söyledim. Okulun çalışma izin belgesi yok, çocuğun okula kaydı yok, araç okul taşıtı değil, hiçbir belge yeterli değil, çocuk servise kayıtlı değil. Korsan araç olduğunu her zaman söyledik. Servisçi esnafıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir olayda maalesef kamuoyu baskısıyla basının da yüklenmesiyle biraz tribüne oynama var diye düşünüyorum. Ben aynı zamanda Türkiye Otomobilciler ve Şoförler Federasyonu Danışma Kurulu’ndayım. TOBB da tek oda başkanıyım ve İzmir’in tek temsilcisiyim. Alperen olayıyla servisçilerin alakası olmadığını, daha sonra birkaç ailenin çocuklarını araçta unuttuğunu hepimiz gördük. Bunu izah ederken üç noktalı emniyet kemerinin olması gerektiğini hep söyledik. Bazı arkadaşlarımız bilmeden bütün araçlarda olduğunu söylemişler. 2012’den sonra 19 kişiye kadar koltuk kapasitesi olan arkadaşlarda var ama diğer araçlarda olmadığını söyledik. Şöyle bir sorun da var, çocuklarımız 11’inci ve 12’nci sınıfa geldiklerinde artık büyüdük diyerek toplu taşıma araçlarını kullanıyor. Diğer çocuklarımız için bu kemerler ayarlanabilir olmadığından dolayı okul öncesi ve üçüncü sınıfa kadar giden öğrencilerin boğazlarına denk geliyor. Bunun getirebileceği tehlikeleri anlattık” dedi.

“VELİ İLETİŞİMİ KURULMALI”
Servis araçlarında koltuklara konulacak olan sensor olayına değinen Bostancı, “Bakanımıza eğer dünyada uygulanan bir örneği varsa beraber gidelim uygulanıyorsa bizde uygulayalım dedim. Ben burada İzmir’in merkezinde uygulayamam. Yönetmelikte diyor ki eğer bir arıza olursa bu arıza giderilinceye kadar servis yapmayacak. Kamera olayında benim imzam olan teknik bir şartname var. Arkadaşlar bunu farklı yerlere taşıyorlar. Bu cihazları aldıktan sonra ekstra çok fazla para isteniyor. Bizde bu teknik şartnamede bu cihazı taktıran esnafın yaşayabileceği muhtemel sıkıntıların önüne geçmek için sonrasında hiçbir ek ücret verilmeksizin cümlesini ibraz ettik. Alım olayı değil, biz ilk çıktığı günden bu yana karşıyız. Bu olaylarda hepimiz görüyoruz ki iki üç tane işi bilmeyen kişi sanal ortamda yazıyor, iftira atıyorlar. Her ilde esnaf birlikleri var, İzmir’de de 28 tane şoförler odası var. Bu işler esnaf birliğinin koordinatörlüğünde yapılıyor. Öyle bir hava yaratmaya çalıştılar ki kamera, sensor ve kemer olayını ben çıkarıyorum gibi yansıtmaya çalıştılar” diye konuştu. Servislere kamera takılmasının yeterli olmadığını dile getiren Bostancı, “Kamera olayı ilk çıktığından bu yana ben karşıyım. Bütün makamlara durumu izah ettik. Art niyetli birileri böyle bir olay yapsa kameranın hafıza kartını çıkarıp farklı bir kart koyarak bu olayı yok eder. Canlı izlenmedikten sonra bir işe yaramaz. Teknik olarak canlı olarak kayda alınması mümkün değil. Dolayısıyla bizim farklı tedbirler almamız gerekir. Okul, servis ve veli arasında bir iletişiminin kurulması lazım. Araçlarımızda rehber personel var. Şu anda da hukuki müracaatlar devam etmekte, askıya alındı. İkinci defa ötelemek zorunda kaldılar.  Bu konu uzmanlık isteyen bir konudur. Birkaç tane bürokratın bir araya gelerek uygulanması mümkün olmayan bu çalışmaları yanlış anlatması tribüne oynamaktan başka bir şey değildir. Uzman kişilerden görüş alsalar bunun yapılmasının mümkün olmadığını öğrenecekler” açıklamalarında bulundu.

“KORSAN TAŞIMACILIK EMEK HIRSIZLIĞIDIR”
Korsan taşımacılık yapanların emek hırsızı olduğunu söyleyen Bostancı, “Bakanımıza da bu konuyu arz ettik. Hep mobil ekip kurulmasını istedik. Bakanımız Süleyman Soylu’nun da imzasının bulunduğu bir genelge gönderildi. Bayramdan sonra aktif bir çalışmaya gireceğiz diye düşünüyorum. Bunu da bayram müjdesi olarak esnafımızla paylaşmak istiyorum. Kemalpaşa ve Menderes’te çok büyük sıkıntılar olduğunu Bakanımıza anlattık” dedi. Manisa’daki J plakalı ve D2 plakalı araçlarla ilgili açıklama yapan Bostancı, “Manisa’daki J ve D2 plakalı araçlar İzmir’de iş yapıyor. 20 yıldan bu yana anlatıyorum. Herkes oturduğu yerden bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bir tek çözüm yolu aktarma merkezleri ile olur. Bir firma D2 ile taşımacılık yapacağını söyledi. Başlama yerinin esas alınması gerektiğini anlatmaya çalıştık. 25 Mayıs 2018’de yönetmelik değişti. D2 plakalı araçlarla servis taşımacılığının yapılamayacağı belirtildi. İki tane bürokratın oturdukları yerden bu konuyu sonuçlandırma hakları yok. Mutlaka işin içindeki kişilerden görüş alınması gerekiyor. Tünelin açılmasıyla birlikte Manisa’ya gitmek Narlıdere’ye gitmekten daha kolay. Hayatın gerçeklerini de göz ardı etmemek gerekiyor. İzmir’deki esnafında Manisa’daki esnafında haklarını korumak gerekiyor. Herkese hakkını vermek gerekiyor. Makam ve mevkii ne olursa olsun her konuda bir bürokratın iki dudağının arasına esnafın geleceği, taşınan yolcunun güvenliği bırakılamaz. Bunlar çok ciddi olaylar. Eğer STK’lardan görüş almazsan, yönetmeliği bilmeden karar veriyorsan bu tribünlere oynamaktır. Buraya ciddi yatırım yapmış arkadaşlarımız var. Biz Türkiye’nin geleceğini taşıyoruz” dedi.

-1545e59e

“Türkiye’nin geleceğini taşıyoruz”
Servisçiler olarak kendilerini her zaman eğitimin bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Bostancı, “Çocuklar bize Atatürk’ün emaneti. Bugünün küçükleri yarının büyükleri. Biz her zaman kendimizi eğitimin bir parçası olarak gördük. Araçlarımızın hepsi teknik özellikleri Türk Standartlar Enstitüsü’nün belirlemiş olduğu standartlara uygun. Rehber personelde yaşadığımız sıkıntıları anlattık. Eskiden eşleriyle ya da çocuklarıyla bu işi yapıyorlardı ama öyle bir kıstas getirdiler ki lise mezunu ve 22 yaş şartı var. Meclis’e girmek için 18 yaşını bitirmek yeterli. Ama rehber personel almak için 22 yaş şartı var. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Halk Eğitim Merkezlerinde sertifika veriliyor. Yaşın 20 ve ilkokul mezunu olmanın yeterli olduğunu düşünüyorum. Mevduatla ilgili sıkıntılarımız var. Bir evrak almak için 27 tane evrak hazırlamamız gerekiyor. Biz İzmir’de bu işi daha kolay halledebiliyoruz. Esnaf Birliği Başkanımız Zekeriya Mutlu çok yardımcı oluyor ve belediyelerle de bir sorunumuz olmadığı için çözebiliyoruz. Ama 27 belge çok fazla. Tescil belgesi esas alınması yeterli” ifadelerini kullandı.

https://gazeteyenigun.com.tr/bostanci-iftira-atarak-tribunlere-oynamasinlar/6570

 

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.

VELİLER, ÖĞRENCİLER, KAMU ÇALIŞANLARI VE EMEKÇİLER...

ALINTERİ, EMEK; OLMAYANLARI İHBAR ETMEK GEREK!..

Faydalı Linkler