EGE TELGRAF

Oda Başkanımız Hasan Basri BOSTANCI Ege Telgraf Tv ‘de Hakan SERBEST’in canlı yayın konuğu oldu.

‘Kademeli saat uygulaması servis esnafına ilaç olacak’

Yüz yüze eğitime başlanacağı haberlerinin gelmesiyle çok sevindiklerini ancak şimdi de sektörün başka zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldığını söyleyen İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, yönetmelikte yapılan değişiklikleri Ege Telgraf Web TV ekranlarından değerlendirdi.

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, Ege Telgraf Web TV’nin canlı yayın konuğu oldu. Gündem Özel programında deneyimli gazeteci Hakan Serbest’in sorularını yanıtlayan Başkan Bostancı, yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde okul servis araçlarına yönelik hazırlanan yeni yönetmeliği değerlendirdi. Bostancı, “Korsan bizim en büyük sorunumuz” dedi. Konuşmasında, pandemi döneminde sektörün yaşadığı sorunlara değinerek başlayan Başkan Bostancı, “Pandemi sürecinde araçlarımızın altı ot bağladı. Bazı arkadaşlarımız araçlarını çalıştıramadığı için gidip başka işler yapmaya başladı; bazıları ise tamamen burayı terk edip memleketlerine döndü… Yüz yüze eğitimi tabir-i caizse hacı yolu bekler gibi bekledik. Bu sırada da esnafımızın bir kısmının da borçları vardı. Bu borçları ödeyemeyenler arabalarını, kasalarını, plakalarını satmak zorunda kaldı. Dolayısıyla esnafımızın o kadar büyük sıkıntılar çekti ki… 18 ayda bırakın evimize yemeği, ekmek parası götürmekte bile zorlandık” diye konuştu.

‘YETERLİ OLMADI…’

İzmir’de yaklaşık 7 bin servis şoförü olduğunun altını çizen Bostancı, “Ancak kimse bunu sadece 7 bin kişi olarak düşünmesin. Bizim sektörümüz kırtasiyecileri, kantincileri, mahalle bakkalını bile etkiliyor. İnsanların evladı var, ailesi var… Sıkıntılarımızı her yerde anlatmaya çalıştık. Onlar da bize ellerinden geldiği kadar can suyu vermeye çalıştılar ancak çözüm için yeterli olmadı” ifadelerini kullandı.

MADDELERİ DEĞERLENDİRDİ

Yüz yüze eğitime başlanacağı haberlerinin gelmesiyle çok sevindiklerini ancak şimdi de sektörün başka zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldığını da sözlerine ekleyen Bostancı, Okul Servis Araçları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikleri değerlendirdi. Sektörün sıkıntılarını gidermek amacıyla çok sayıda toplantı yaptıklarının altını çizen Bostancı, şu açıklamaları yaptı: “Burada en önemli unsurlardan biri araç yaşıydı. Türk standartlarınca araçlar fenni muayeneden geçiyorsa gelişmiş ülkelerin hiçbirinde araçlar için yaş şartı yok. Fakat biz de var olan 12 yaş sıkıntısı büyük bir sıkıntı doğuruyordu. Biz bu kadar zengin bir ülke değiliz… Şimdi 1 Temmuz 2023 tarihine kadar 15 yaşından küçük olan araçların okul taşıtı olarak kullanılabileceği söylendi. Biz bu 15 yaşın biraz daha artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Yönetmelikteki diğer maddeleri değerlendirecek olursak; daha önce servis taşımacılığında ‘Rehber personel’ bulundurulması zorunlu tutuluyordu. Rehber personel şartı şimdi “22 yaşını doldurmuş ve 61 yaşından gün almamış olması kaydıyla; en az lise mezunu olmak veya Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kursu başarıyla tamamlamak şartıyla en az İlkokul mezunu olmak zorunda’ olarak değiştirildi. Burada belki 61 yaş konusu sorun yaratabilir. Türkiye gerçeklerini göz önünde bulundurmak gerekiyor.”

‘ZAM GELDİ DENİYOR…’

Servis sektöründe zaman zaman gündeme gelen ve tartışmalara neden olan mesleki yeterlilik belgesi için de değerlendirmelerde bulunan Bostancı, “Yıllar önce 4925 Sayılı Taşıma Kanunu ile bize SRC Belgesi verdiler. Bu belgenin üstünde de ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ yazıyor. Şimdi, ‘O bakanlıktan değil de bu bakanlıktan alacaksınız’ diyorlar, para tuzağı… Yaklaşık bin liralık bir masrafı var. Bu belki diğer iş kollarında yapılabilir ancak bizim elimizde zaten mesleki yeterlilik belgesi var. SRC Belgesi olmayan da bu araçları kullanamıyor. Kaldı ki bizden neden SRC Belgesi istediklerini de anlamış değilim. Çünkü Kanun’un ikinci maddesinde şehir içi taşımacılığın bu kapsam dışında değerlendirildiği belirtiliyor. Bu, yetki belgeli araçların sürücülerinde olması gereken bir belge. Ancak hep tribüne oynamak gerekiyor ya… ‘Okul servislerine zam geldi’ diyerek bizi eleştiriyorlar. Bizimki zam değil, fiyat ayarlaması. Bizim açıkladığımız rakamlarla bazı okulların açıkladığı rakamlar arasında 2 ila 3 katı fark var. Kazasıyla, belasıyla bu ücreti alanlar da var, oturduğu yerden aynı rakamların daha fazlasını alanlar da… Bizim serzenişimiz tam da bu yüzden…” dedi.

‘SIRTIMIZDAN PARA KAZANILMAMALI’

Servisçilerle ilgili çalışmalarla dört ayrı bakanlığın ilgilendiğine de vurgu yapan Bostancı, “İç İşleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı… Biz bunlarla defalarca toplantı yaptık. İzmir’de Karşıyaka’da meydana gelen üzücü bir kaza olmuştu. Okulun çalışma ruhsatı yok, araç okul taşıtı değil, kullanan sürücü servişçi değil. Fakat araç yürüyen bilboard, araç patates soğan taşıyan arba. Defalarca şikayette bulunmuşuz. O arkadaşın yaptığı suç, servisçileri etkiledi. Tribünlere oynandı. Hacivat suç işledi, Karagöz ceremesini çekti. Burada bizim suçumuz neydi? Alın teriyle bu işi yapan servisçi esnafıyız. Atatürk’ün bize emanet ettiği çocuklarımızı taşıyoruz. Arkadaşlarımızın hepsi alkol uyuşturucu testinden geçiyor, psikoteknik var, SCR var, sertifika var, sabıka kaydı var. İzmir’de bu farkı, fark ettirmeye çalışıyoruz. Biz burada 18 aydan beri, araçlarımızın altı ot bağladı diyoruz. Burada her türlü biz hazırlığımızı yapmış olduğumuz bu süreçte, sırtımızdan kimse para kazanmamalı” ifadelerini kullandı.

‘KADEMELİ SAAT UYGULAMASI’

Günlük ücrete geçileceğini aktaran Bostancı, “Zam olayında zaten esnaftan çocukları okula giden arkadaşlarımız var. Bazı arkadaşlarımız biz bu taşımacılığı yapacağız ama nasıl diyor? Veli diyor ki almadığım hizmetin ücretini neden ödeyeyim? Gitmediği okulun parasını veriyor, uzaktan eğitim diyor. Herkes servisçiye gözünü dikmiş. Günlük sistem geliyor. Çocuk kaç gün okula gidiyorsa o kadar ücret. Esnafımla gurur duyuyorum. Biz toplumda bazı şeylere dikkat etmek zorundayız. Okul kapanırsa, kazanç kapanır. Biz kurallara dikkat etmek zorundayız. Yetkililere 20 yıldır anlatıyorum. ‘Kademeli saat uygulaması yapalım’. Servisçi ikinci üçüncü işi yapar. İki sene önce A’dan B’ye 40 dakika sürmezdi, şimdi 2 saat sürüyor. Bu uygulamayla süre 2 saatten 1 saaate düşecek. Araçlar daha az trafikte kalacak. Hastası var, yangını var… Bu uygulamayla sıkıntı çözülür diye düşünüyorum. Özel bir talep değil , İzmirde yaşayan tüm insanlar bundan fayda sağlayacak.Herkesin kazançlı çıkacağı bir sistem geleceğini düşünüyorum. Pandemyi fırsat bilerek devam etmeliyiz” dedi.

‘KORSAN SON BULMALI’

Aşısız eleman çalışmayacağını belirten Bostancı, “Servisçi esnafı rehber personeli ile beraber, artarsa okulların kapanacağından korkuyor. O hassasiyeti göstermek zorunda. Fabrika servisinde de herkes aşılı. Aracımız var ama inanın servisçilik farklı. Periyodik bakımları yaptırmak zorundayız. Serviçilikte zaman önemli. Bir yandan emekçileri taşıyorsun. Araçların S plakalı olup olmamasına baksınlar veliler. Burada şunun altını çizmeliyim ki hizmeti kimden alıyorsanız ücreti ona ödeyin. Çoban üzerinden, kurban kesiyorlar. Dolayısıyla domates orda on lira, burda beş. Vatandaşa da yazık. Kazasıyla belasıyla cezasıyla esnafımızın yanındayız… A marketten alışveriş yapıp B markete hesap ödemiyoruz. Hizmet kime aitse, ona ödeme yapılmalı. Denetimler oluyor, S plaka denetleniyor. Korsan yandan geçiyor denetleme yok. En büyük sorunumuz korsan. Bizimkiler belli ya; bu belge eksik, bu belgenin günü geçmiş denip ceza veriliyor. Diğer araba cirit atıyor. Korsan araç ordan geçiyor. Bir ağ kurulmalı, bu konuda bir çalışma yapmalıyız. Biz bir mobil ekip kurarsak, devamlı gezip kısa sürece bu meseleyi çözebiliriz. 18 aydır bugünleri bekliyoruz. Bürokratlardan, koluk kuvetlerinden ricamız korsan ihbarlarını değerlendirsinler. Biraz onlara hassasiyet gösterilmeli”diye konuştu.

Copy link
Powered by Social Snap